Erdoğan'dan AK Parti Teşkilatlarında Yenileme Hareketi Sinyali

Muhabir 2017-05-22 02:30:11 303

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl sonuna kadar AK Parti teşkilatlarında ciddi bir yenilemeye gitmeyi hedeflediklerini belirterek, “İnşallah bu olağanüstü büyük kongre ile birlikte il, ilçe, belde teşkilatlarımızda süratle bir yenilemeye gideceğiz.

Erdoğan'dan AK Parti Teşkilatlarında Yenileme Hareketi Sinyali

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl sonuna kadar AK Parti teşkilatlarında ciddi bir yenilemeye gitmeyi hedeflediklerini belirterek, "İnşallah bu olağanüstü büyük kongre ile birlikte il, ilçe, belde teşkilatlarımızda süratle bir yenilemeye gideceğiz. Ardından 6 aylık bir yol haritasını yine halkımızla paylaşacağız. 18-25 yaş aralığındaki genç kadrolar bugün nasıl ki bu listede yer alıyorsa, inşallah il, ilçe, belde teşkilatlarında da 18-25 yaş aralığındaki gençlerimizin yer almasını istiyorum, bunu da buradan duyuruyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Spor Salonu'nda gerçekleştirilen AK Parti 3. Olağanüstü Kongresi'nde konuştu. AK Parti'nin hizmetleri hakkında bilgilendirme yapan Erdoğan, Türkiye'de 79 yılda 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığını anımsatarak, 14 yıllık AK Parti iktidarı döneminde 19 bin 134 kilometre bölünmüş yol yapıldığını belirtti. Karayollarında 50 kilometre olan tünel uzunluğunun 355 kilometreye çıkarıldığını kaydeden Erdoğan, tünel uzunluğunda hedefin 2023 yılına kadar 700 kilometreye yükseltilmesi olduğunu söyledi. Türkiye'yi hızlı tren hatlarıyla ilk defa AK Parti hükümetinin tanıştırdığını vurgulayan Erdoğan, şu anda bin 213 kilometrelik hızlı tren hattı ile millete hizmet verildiğini sözlerine ekledi. Erdoğan, 2023 yılına kadar hızlı tren hattı uzunluğunu 12 bin kilometreye çıkarmayı hedeflediklerini anlatarak, 12 bin 500 kilometre civarında olan mevcut demiryolu ağını da 2023 yılına kadar iki kat arttırarak 25 bin kilometreye ulaştırma amacında olduklarını söyledi.

Hedef 2023 yılında 65 yeni organize sanayi bölgesi

Erdoğan, havalimanlarının sayısını 26'dan 55'e çıkardıklarını anlatarak, "Şimdi İstanbul Havalimanı yapılıyor ki dünyanın ilk 3 havalimanından bir tanesi olacak. İnşallah önümüzdeki yılın sonuna kadar onu bitiriyoruz. 7 yeni havalimanı da şu anda onunla birlikte yapılıyor. Denizcilikte tersane sayısı 37'den 80'e çıktı. Gemi üretiminde önemli bir marka haline geldik. Haberleşme sektöründe Türkiye tam bir devrim yaşadı. Sanayi alanında bir devrim yaşıyoruz. Ülkemize 197 olan organize sanayi bölgesi sayısını 299'a çıkardık. Tabii ki istihdam sayısı da hızla artıyor ve 1 milyon 700 binin üzerine istihdamı çıkardık. Hedefimiz 2023 yılına kadar 65 yeni organize sanayi bölgesini daha faaliyete geçirerek 1 milyon ilave istihdam oluşturmaktır" diye konuştu.

Erdoğan, savunma sanayisindeki faaliyetleri sıraladı

TÜBİTAK tarafından geliştirilen ilk milli yer gözlem uydusu Göktürk 2'nin uzaydaki 3. yılını başarıyla tamamladığını aktaran Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Şimdi çok daha ileri teknolojiye sahip uydular geliştirmenin çabası içindeyiz. Savunma sanayi alanında elde ettiğimiz gelişmeler gerçekten iftihar sebebidir. Bu alanda yapılan çalışmalarla ülkemizin dışa bağımlılığını yüzde 80'ler seviyesinden, yüzde 40'ların altına düşürdük. Kendi savaş uçağımızı, helikopterlerimizi, tankımızı, topumuzu, füzelerimizi, silahlarımızı, mühimmatlarımızı, gemilerimizi, denizaltılarımızı, silahlı ve silahsız insansız hava araçlarımızı, haberleşme sistemlerimizi, zırhlı araçlarımızı, yazılımlarımızı üretebilir hale geldik. Türkiye bugün bölgesindeki gelişmeler konusunda aktif bir pozisyon alabiliyorsa bunda savunma sanayisinde elde ettiğimiz başarıların çok büyük payı var. Enerji kalkınmanın olmazsa olmaz alt yapısı olduğu için elektrik üretimimizi 10 bin 500 megavattan 25 bin megavata çıkardık. Hedefimiz gelecek 10 yılda 10 bin megavatı güneş, 10 bin megavatı rüzgara dayalı yenilenebilir enerji kaynağını harekete geçirmektir. Kömür rezervimizi yarı yarıya arttırarak 15.5 milyar tona ulaştırdık."

Erdoğan, 2002 yılında 236 milyar dolan olan gayrisafi yurt için hasılayı 857 milyar dolara, kişi başına düşen geliri de 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara çıkardıklarına değindi. İhracatı yılda 36 milyar dolardan, geçen ay itibariyle 146 milyar dolara çıkardıklarının altını çizen Erdoğan, IMF'ye olan 23.5 milyar dolarlık borcun 2013 yılında sıfırlandığını anımsattı.

Erdoğan'dan AK Parti teşkilatlarında yenileme sinyali

Teşkilatlarda önemli yapılanma içerisine girileceğinin mesajını veren Erdoğan, "Şimdi hedefimiz inşallah bu yıl sonuna kadar teşkilatlarımızda ciddi bir yenilemeye gitmektir. İnşallah bu olağanüstü büyük kongre ile birlikte il, ilçe, belde teşkilatlarımızda süratle bir yenilemeye gideceğiz. Ardından 6 aylık bir yol haritasını yine halkımızla paylaşacağız. 18-25 yaş aralığındaki genç kadroların bugün nasıl ki bu listede yer alıyorsa inşallah il, ilçe, belde teşkilatlarında da 18-25 yaş aralığındaki gençlerimizin yer almasını istiyorum, bunu da buradan duyuruyorum. Demokraside ve ekonomide ülkemizin standartlarını çok daha yükseğe çıkaracak bir programı en kısa sürede detay olarak sizlerle paylaşacağız. Biz partimizin ismini 'Adalet ve Kalkınma' olarak rastgele belirlemedik. Biz Türkiye'nin geleceğini bu kavramlar üzerinde inşa etmek için yola çıktık ve işte bugünlere geldik. Bundan sonra aynı doğrultuda sürekli nefes tazeleyerek, sürekli kendimizi geliştirerek devam etmekte kararlıyız" ifadelerini kullandı.

"AB'nin ikiyüzlü tavrına daha fazla tahammül etmek zorunda değiliz"

"Milletimize hizmet için yola çıktığımızda hedefimiz demokraside ve ekonomide Türkiye'yi koalisyonlar ve krizler döneminin karanlığından çıkartacak reformları hızla hayata geçirmekti" diyen Erdoğan şunları kaydetti: 

"İşte bu konuda mesafe kat ettikçe hedefimizi büyüttük. 2023 hedefimizi kalkınma alanındaki çabalarımızın rehberi olarak ortaya koyduk. Esasen temel hak ve özgürlükler konusunda kat ettiğimiz mesafe çok önemli. Ancak bu başarı normalde birbirleriyle husumet içinde olması gereken terör örgütlerinin ülkemizi ortak hedef olarak belirleyip saldırıya geçmeleri nedeniyle maalesef hak ettiği değeri görmüyor. Reformlarımızın çapası, hatta dinamosu olarak gördüğümüz AB üyelik süreci birliğin riyakar sebebiyle çıkmaza girmiştir. Hiçbir aday ülkeye konmayan şartların bize dayatılması asıl niyeti açıkça göstermektedir. Biz bu sıkıntının ilk ortaya çıktığı andan itibaren hep hak ve özgürlüklerle ilgili reformları biz AB istedi diye değil, kendi vatandaşlarımız bunlara layık olduğu için yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Bundan sonra da aynı şeyi söylüyoruz. Türk milletinin her bir ferdinin en geniş özgürlük alanı içerisinde hayatını sürdürmek en tabi hakkıdır. Bu ülkede bir daha kimsenin inancı, kıyafeti, kökeni, farklılıkları yüzünden horlanmasına, ötekileştirilmesine, zulme uğramasına, cezalandırılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Özellikle gençlerimizin özgürlükleri konusunda en küçük tereddütleri olmasın. Gençlerimiz ve çocuklarımız inşallah kendilerinden önceki nesillerin maruz kaldıklarını sıkıntıları yaşamayacaklar. Bunun için demokrasimize sahip çıkmamız gerekiyor. Demokrasi tıpkı ekonomi gibi lafla değil, icraatla olur. Kendi ideolojik saplantılarını topluma demokrasi diye dayatanların gücü ellerine geçirdiklerinde başka hiç kimseye hayat hakkı tanımadıklarını milletimiz çok iyi biliyor. Biz onlar gibi yapmadık, yapmayacağız. Bizim demokrasi anlayışımız diğerlerine saygılı olmak şartıyla herkesin düşüncesini ifade etmesine imkan sağlamak esasına dayalıdır. Bununla birlikte AB'nin artık ülkemizin ve milletimizin onurunu hiçe sayma noktasına gelen ikiyüzlü tavrına daha fazla tahammül etmek zorunda değiliz. AB ya bize verdiği sözü tutar, serbest dolaşımı getirir, sığınmacılar için taahhüt ettiği yardımları gönderir, fasılların açılıp kapanması önündeki engelleri kaldırır ya da herkes kendi bildiğini yapar. Bizim tercihimiz her şeye rağmen yolumuza AB ile devam etmektir. Burada karar verecek olan AB'dir. Sadece son bir ayda yaptığımız seyahatler ve oralarda yaptığımız görüşmeler Türkiye'nin önünde daha büyük bir dünyanın açık olduğunu gösteriyor. Hindistan'a gittik orada Rusya'ya, Kuveyt'e gittik. 4.5 milyar dolarlık yatırımın temelini attık. Kuveyt'ten Çin'e, oradan ABD'ye geçtik. Bu geniş görüşme trafiğinde ülkemizin geleceği adına gerçekten çok ümit verici gelişmelerin olduğunu gördük. Bugünkü Türkiye dünkü Türkiye'den çok daha güçlü. İnşallah yarınki Türkiye bugünkünden çok daha güçlü, çok daha zengin, hak ve özgürlükler bakımından çok daha ileri olacaktır." - ANKARA

Yorumlar

Bu habere ilk yorum yapan siz olun

Yorum Yap

SON HABERLER

YAZAR GİRİŞİ